Werewolf: The Apocalypse Earthblood’un oynanış mekanikleri, oyunun en çok eleştirilen yönlerinden biri. Oyun, temel olarak üç farklı forma odaklanıyor: İnsan, Kurt ve Crinos. Her bir form, farklı oynanış dinamikleri sunuyor. İnsan formunda, Cahal çevreyle etkileşime girebiliyor, bilgisayarları hackleyebiliyor ve gizlice hareket edebiliyor. Kurt formu, hızlı hareket ve gizlilik odaklı bir oynanış sunarken, Crinos formu ise tam anlamıyla bir yıkım makinesi olarak düşmanları yok etmeye odaklanıyor. Bu üç formun kombinasyonu, kağıt üzerinde çeşitlilik vaat ediyor ve oyunculara farklı stratejiler deneme imkanı sunuyor gibi görünüyor.
Ancak, bu mekanikler uygulamada kendini tekrar eden bir döngüye hapsoluyor. Oyun, genellikle şu formülü takip ediyor: bir bölgeye gir, düşman kapılarını sabote et, düşmanları öldür ve kapıdan çık. Bu döngü, oyunun büyük bir kısmında değişmeden devam ediyor ve kısa sürede monoton bir hale geliyor. Özellikle gizlilik mekanikleri, oldukça basit ve derinlikten yoksun. Kurt formunda gizlice ilerlemek, çoğu zaman düşmanların görüş alanlarından kaçınmak ve belirli noktalara ulaşmaktan ibaret. Ancak, düşman yapay zekası o kadar zayıf ki, gizlilik bölümleri genellikle bir formaliteden öteye geçmiyor. Örneğin, sabote edilen kapılar düşmanların geçişini engellemek için tasarlanmış olsa da, bu kapılar çoğu zaman çalışmıyor ve düşmanlar bu alanlardan geçmeye devam edebiliyor. Bu tür teknik aksaklıklar, oynanışın akıcılığını bozuyor ve oyuncunun strateji geliştirmesini anlamsız kılıyor.
Crinos formundaki savaş mekanikleri, oyunun en dikkat çekici yönlerinden biri. Cahal’ın kurtadam formunda düşmanları parçaladığı sahneler, görsel olarak tatmin edici ve vahşi bir enerjiye sahip. Ancak, bu savaşlar da kısa sürede kendini tekrar etmeye başlıyor. Düşman çeşitliliği sınırlı ve savaşlar genellikle aynı kombinasyonları tekrarlayarak ilerliyor. Oyunun beceri ağacı, yeni yetenekler ve kombolar sunuyor, ancak bu yetenekler oynanışı kökten değiştirecek kadar derin değil. Örneğin, yeni bir kombo öğrenmek, savaşın akışını değiştirmek yerine sadece görsel bir çeşitlilik sunuyor.
Bir diğer hayal kırıklığı, oyunun çevreyle etkileşiminin sınırlı olması. World of Darkness evreninde geçen bir oyunda, çevresel unsurların daha fazla rol oynaması beklenebilirdi. Örneğin, doğanın ruhani güçlerini çağırarak düşmanları alt etme veya çevreyi stratejik bir şekilde kullanma gibi mekanikler, oyuna derinlik katabilirdi. Ancak, Werewolf: The Apocalypse Earthblood bu fırsatları değerlendirmiyor ve oyuncuyu basit bir aksiyon döngüsüne hapsediyor. Sonuç olarak, oynanış mekanikleri, kurtadam olmanın vahşi ve özgür ruhunu yansıtmakta başarısız oluyor ve kendini tekrar eden bir yapı sunuyor.